Dorse treni nasıl başarılı oldu?


Ekol Lojistik, Türkiye ve Almanya arasında, treylerleri Ro-Ro gemisi ve intermodal treniyle taşıyan kombine servisiyle büyük başarı yakaladı.

Kısaca bilgi vermek gerekirse, yarı römorklar Haydarpaşa’ya kamyonlarla taşınıyor, limanda roro gemisine yerleştiriliyor, Trieste limanına denizyoluyla taşınıyor, orada yarı römorkların taşınması için dizayn edilmiş ROLA trenine yerleştiriliyor ve Almanya’ya götürülüyor. Orada kamyonlar tarafından teslim alınan römorklar son teslim noktasına ulaştırılıyor. Bu organizasyonda neredeyse tüm modlar rol oynuyor.

Açıkça, bu bileşim her bir taşıma modunun avantajlarını birleştirmeyi başarıyor, ilk ve son taşımada her noktaya ulaşabilmenin esnekliği, mümkün olan kısımda denizyolunun ucuzluğu, geminin ulaşamadığı yerde demiryolu. Gönderici ve alıcının demiryolu bağlantısı olup olmadığının dert edilmediği, karayolu ve hava koşullarından, sınır geçişlerinden etkilenilmeyen, sürücü yönetiminin gerekmediği bir kombinasyon. Neredeyse kamyon kadar hızlı, ve o kadar pahalı değil. Mükemmel kombinasyon.

Bir yandan Ekol intermodal trenlerinin sayısını arttırırken, Mars Lojistik de benzer bir servisi Benelüks bölgesine başlattı. Bu arada, Türk tırlarının Avusturya’dan transit geçişi gün geçtikçe zorlaştırılıyor, ve araçlar Avusturya’da da Ro-La trenlerine yönlendiriliyor.

Öyleyse dorse trenleri geleceğimiz mi? Her geçen gün daha fazla tırı demiryolu üzerinde görecek miyiz?

Avrupa’da bu tür trenlerinin kullanımını inceleyerek basit bir sağlamak yapmak mümkün. Ancak o da ne? Neredeyse bu taşımaların tamamının Türk tırları olduğunu görmek şaşırtıcı gibi gözüküyor.

O halde Avrupalılar tercih etmezken Türk müşterilerin bu trenleri diğer trenlere tercih etmesinin bir sebebi olmalı. İşte bazı cevaplar:

  • Türkiye’de, Avrupa için üretim yapan neredeyse hiçbir şirketin demiryolu bağlantısı yok. Bu, karayolunun, taşımacılığın vazgeçilemez bir parçası olduğu anlamına geliyor.
  • Neredeyse Türkiye’deki hiçbir şirket Avrupa’da dağıtım merkezi kullanmıyor, bunun yerine Türkiye’den doğrudan göndermeyi tercih ediyorlar. Oysa ki, demiryolu ile entegre dağıtım merkezleri trenlerin doğrudan kullanımını teşvik ediyor.
  • Yol belgeleri Türk tırlarını dorse trenlerini kullanmaya zorlarken, Avrupalı meslektaşları serbestçe karayollarında hareket edebiliyorlar.
  • Türk müşteriler ağırlıklı olarak kamyon kapasitesine dayalı bir sipariş sistemiyle çalışıyor. Farklı boyutlara sahip bir ekipman, daha iyi bir kapasite sunsa bile, çoğu zaman bir avantaj sunmuyor.
  • Türkiye’deki gümrük prosedürleri, karayolu taşımasını esas alıyor, ve diğer modları, özellikle de demiryolunun önünde engel oluşturabiliyor.

Ama bunları bugünün şartları, ve değişebilir.. Ve değişiyorlar..

Written by Onur Uysal

Railway consultant. Owner of RT Media & Consultancy. Founder and editor of Rail Turkey.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s